Meslekî ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE BAKAN TEKİN, 2023-2024 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI AÇILIŞ TÖRENİ'NE KATILDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin,  Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni'ne katıldı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE BAKAN TEKİN, 2023-2024 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI AÇILIŞ TÖRENİ'NE KATILDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, bu seneki programı tüm il ve ilçe müdürlerinin yanı sıra öğretmen ve öğrencilerin de aralarında yer aldığı geniş bir katılımla yaptıklarını söyledi.  

Yeni eğitim öğretim yılının tüm eğitim öğretim camiasına hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:  

"Üç aylık yaz tatilinin ardından pazartesi günü öğrencilerimiz okulları ve öğretmenleriyle buluştu. Minik kalpleri okula başlamanın heyecanıyla kıpır kıpır atan yavrularımızın hepsinin tek tek gözlerinden öpüyorum. Kendi evlatlarından ayrı tutmadıkları kıymetli öğrencileriyle kucaklaşan tüm öğretmenlerimize de buradan selam gönderiyorum.   Sizlerin şahsında ülkenin 81 vilayetinde ilçelerden köylere kadar, 780 bin kilometrekare vatan toprağının her karışında aşkla çalışan eğitim ordumuzun her bir neferine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum."  

Aydınlık yarınların teminatı gençleri yetiştirmek için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan kıymetli öğretmenlerin hakkının ödenemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:  

"Mesleğini tutkuyla icra eden idealist bir öğretmenin milletimize yaptığı hizmetleri anlatmaya kelimeler kifayet etmez. Rabb'im tüm öğretmenlerimizden razı olsun diyorum. Üzerimde hakkı ve emeği olan saygıdeğer öğretmenlerimi, burada bir kez daha saygıyla anıyor, vefat edenlere Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Yine bu vesileyle Necmettin Yılmaz ve Aybüke Yalçın gibi görevi başında şehit edilen eğitim camiamızın tüm şehitlerini de rahmetle yâd ediyorum. Aynı şekilde 6 Şubat depremlerinde yıkıntıların altında kalarak aramızdan ayrılan öğretmen ve öğrencilerimize Mevla'dan rahmet diliyorum. Türkiye'nin müreffeh yarınları için mücadele ederken bizden koparılan öğretmenlerimizin hiçbirini unutmadık, unutmayacağız. Uğrunda canlarını feda ettikleri değerleri yaşatmaya, yüceltmeye devam edeceğiz."  

Şehit öğretmen Aybüke Yalçın'ın ismini ülkenin en büyük rezervine sahip petrol sahasına verdiklerini hatırlatan Erdoğan, "Günlük 100 bin varil üretim yapacak petrol sahamız, Türkiye'ye değer kattıkça şehidimizin adı da nesilden nesile aktarılmaya devam edecektir. Değerli kardeşlerim, bu sene cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. 29 Ekim tarihinde millet olarak bu önemli yıl dönümüne ulaşmanın gururunu hep birlikte yaşayacağız. Bu topraklardaki bin yıllık şanlı mazimizden aldığımız cesaret ve ilhamla devletimizin ikinci asrına çok büyük bir heyecanla gireceğiz." ifadelerini kullandı.  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen sene Cumhuriyetin 100. yılına bir selam mahiyetinde Türkiye Yüzyılı vizyonunu kamuoyuyla paylaştıklarını aktararak, "Farklı görüşlerden insanlarımızın Türkiye Yüzyılı vizyonunu sahiplenmesi, devleti yönetenler olarak bizlere cesaret verdi, güven aşıladı. Bunun siyasi bir söylemden öte ayakları yere basan, tutarlı, kapsamlı hedefler bütünü olduğu görülmüş oldu." diye konuştu.  

İstiklalden istikbale kurdukları köprüyü güçlendireceklerini belirten Erdoğan, tıpkı bir asır önce olduğu gibi 85 milyon el ele, gönül gönüle vererek Türkiye Yüzyılı'nı hep birlikte inşa edeceklerini vurguladı.  

Tarih boyunca nice engeli aşan, nice saldırıyı püskürten, nice oyunu bozan, nice imkânsızlığı başaran mücadeleci bir milletin evlatları olarak bu hedefe de ulaşacaklarına yürekten inandığını belirten Erdoğan, böylesine kendilerinden emin ve iddialı konuşmasının arkasında 21 yıllık emek, özveri ve çalışmanın olduğunu aktardı.  

Erdoğan; ne yaptıklarını, 21 yılda neyi başardıklarını çok iyi bildiklerini dile getirerek "Biz kendimizi de milletimizi de Türkiye'nin potansiyelini de biliyoruz çünkü biz 2002'den beri boş durmadık. Türkiye Yüzyılı'na giden yolun önündeki taşları temizledik, altyapısını kurduk. Eğitimden teknolojiye, ulaştırmadan savunmaya, demokrasiden hak ve özgürlüklere kadar her alanda çok ciddi hazırlık yaptık. Bu süreçte eğitime daima özel önem ve öncelik verdik." diye konuştu.  

"Hâlihazırda görev yapan öğretmenlerin yüzde 80'ini biz atadık"

Burada özeti olacak şekilde bazı rakamları paylaşmak istediğini aktaran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:  

"Bakınız, 2002 yılında göreve geldiğimizde derslik sayımız 343 bindi. Bugün bu sayı iki kata yakın artışla 620 bine çıktı. 21 sene önce yaklaşık 500 bin öğretmenimiz varken şimdi 1 milyon 200 bin öğretmenimiz var. Hâlihazırda görev yapan öğretmenlerin yüzde 80'ini biz atadık. Rekor sayıdaki atamalar yanında Öğretmenlik Meslek Kanunu'nu hayata geçirerek öğretmenlerimize ilave mali ve ekonomik haklar tanıdık. Şimdi Bakanlığımıza bağlı olarak resmî eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında görev yapanlar ve usta öğreticilerimizle ilgili bir adım atıyoruz. Bu kardeşlerimizin saatlik ek ders ücretlerinde yaklaşık yüzde 25 oranında ilave bir artışa gidiyoruz. Böylece aylık ücretlerinde 2023 yılında yüzde 91 oranında artış yapmış olacağız. Millî Eğitim burslusu lisansüstü öğrencilerimizin burslarını da okudukları ülkenin şartlarına göre değişen oranlarda yükseltiyoruz. Burslarda, döviz bazında ortalama yüzde 26-27 civarında bir zam yapmış oluyoruz. Her iki müjdemizin de hayırlı olmasını diliyorum."  

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ekonomisi güçlendikçe 85 milyonun her bir ferdinin hak ettiği payı almasını sağlayacaklarını dile getirerek eğitim kurumlarını spor salonları, dijital kütüphaneler ve laboratuvarlarla donatarak altyapı problemlerini önemli ölçüde çözdüklerini anlattı.   Okullardaki 560 bin etkileşimli tahta sayısını 2023 yılı sonuna kadar 620 bine ulaştıracaklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:  

"Okullarımızın fiziki altyapısını geliştirme yanında darbeci zihniyetin eğitim sisteminde yol açtığı tahribatı da giderdik. Meslek liselerine üvey evlat muamelesi yapan katsayı adaletsizliğine son verdik. Ortaokul ve liselerde başörtüsü yasağını kaldırarak kız evlatlarımızın eğitimlerinin önünü açtık. İsteyen öğrencilerimiz ülkemizdeki tüm okullarda mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'i ve peygamberimizin hayatını öğrenme imkânına kavuştu."  

"Hayatın dinamizmi içinde yeni ihtiyaçların ortaya çıkması gayet doğal" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ders kitaplarının ücretsiz dağıtılarak hem velilerin büyük bir yükten hem de öğrencileri kırtasiye kırtasiye dolaşmaktan kurtardıklarını söyledi.  

Okul öncesi eğitimi, daha önce hiç olmadığı kadar yaygınlaştırdıklarını ifade eden Erdoğan; bunun gibi pek çok yeniliği, reformu, atılımı, düzenlemeyi, eğitim alanında Türkiye'ye kazandırdıklarını vurguladı.  

Erdoğan, hayatın dinamizmi içinde yeni ihtiyaçların ortaya çıkmasının gayet doğal olduğuna değinerek, sözlerine şöyle devam etti:  

"Bizim okul yıllarımızla çocuklarımızın ve torunlarımızın büyüdükleri zaman arasında dağlar kadar fark var. Sadece teknolojik imkânlar değişmedi. Aynı zamanda insanlar değişti. Talepler değişti. Karşı karşıya kalınan sorunlar değişti. Tüm bunlarla birlikte elbette beklentiler ve istekler de değişti. Hayata dair her alanda köklü değişimler yaşanırken eğitim yöntemlerinin, eğitim araçlarının ve müfredatın aynı kalması elbette düşünülemez. Biz, 'Böyle gelmiş, bırakalım, böyle gitsin.' zihniyetinin bedelini çok ağır ödemiş bir ülkeyiz. Hepsi beşeri hazinemiz olan pırıl pırıl çocuklarımızı yasakçı, tek tipçi, formatlayıcı eğitim sisteminin paslanmış dişleri arasında ne yazık ki kaybettik."  

"Eğitim konusu ideolojik kakofoniye mahkûm edilmesin"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sınav odaklı, sınavlardaki başarıya odaklı bakış açısının ne yazık ki eğitim sisteminin kanayan yaralarından biri olduğunu ifade etti.  

Düşünmeye, sorgulamaya, öğrencilerin sanat, spor, bilim, edebiyat gibi farklı alanlardaki kabiliyetlerini keşfetmeye yeterince önem verilmediğine dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:  

"Milletimizi asırlardır ayakta tutan manevi değerler örselendi, yok sayıldı. Devlet, eğitimde vatandaşın talepleri karşısında kör, sağır kesildi. Tüm bu acı tecrübelerimizin dışında artık şunu çok net görebiliyoruz: Eskiye öykünerek, zamanın gerisinde kalarak hiçbir yere varamayız. Evlatlarımızı kendi dönemimizin şartlarına göre değil, onların yaşayacakları zamanın ihtiyaçlarına göre yetiştirmemiz gerekiyor. Bu amaçla atılan her adımın önüne arkasına bakmadan birilerinin hemen yapbozculuk olarak yaftalamasını kesinlikle doğru bulmuyoruz. 85 milyon olarak hepimizin birinci önceliği evlatlarımızın geleceğidir. Eğitim meselesinde siyasi görüşü ne olursa olsun tüm paydaşların yapıcı eleştirilerine açığız. Önerisi olan getirsin. Fikri olan paylaşsın. Tenkidi olan iletsin. Yapılan her çalışmaya kapı duvar olmak yerine eğitimde kaliteyi artıracak projeler sunulsun. Ama doğrudan istikbalimizi ilgilendiren eğitim konusu ideolojik kakofoniye mahkûm edilmesin."  

"Eğitim sistemimizi, "iyi insan" olmanın ve "kendini tanımanın" tüm koşullarını içerecek bir özgürleşme süreci olarak yapılandıracağız"

Konuşmasında törenin bir vuslat anı olduğunu ifade eden Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise sözlerini şöyle sürdürdü:   

"Bu vuslat anı, maarif camiamızın irfan ordusu için yalnızca sıradan ya da rutin bir takvim yılının başlangıcını ifade etmemektedir. Aynı zamanda varlığınızda ve önderliğinizde tecessüm ettiğine inandığımız Türkiye Yüzyılı idealini sembolize eden tarihsel bir döneme de karşılık gelmektedir. Cumhuriyetimizin ikinci asrına tekabül eden bu dönem, daha adil ve daha özgür bir dünyanın inşası için talipli olduğumuz büyük medeniyet vizyonumuzun her yönüyle ve tüm hedefleriyle birlikte somutlaşacağı yeni bir ufkun da şafağını temsil etmektedir."  

Eğitim olgusunun toplumların gelişmesinde yadsınamaz bir önemi olduğunu ve Türkiye Yüzyılı'nı muştulayan kutlu şafağın en önemli ayağını oluşturduğunu belirten Bakan Tekin, Türkiye'nin son yirmi yıllık dönemde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde eğitimde de önemli atılımlar gerçekleştirdiğini, büyük başarılara imza attığını söyledi.   

20 yıldır devam eden süreçte eğitim ortamlarının fiziksel, bilimsel ve teknolojik altyapı açısından geçmişle mukayese edilemeyecek kadar geliştirildiğini ve çağdaş dünya standartlarını yakaladığını dile getiren Tekin şunları kaydetti:    

"Bu gelişmeler, beraberinde Türkiye'nin son çeyrek asrında yaşanan toplumsal dönüşümleri de getirmiştir ki bunlar, cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye Yüzyılı'nın başlangıç manifestosu niteliğindedir. Bu manifestonun en önemli çakıl taşlarından birinin de bu ruha uygun, milletimize özgü bir eğitim sistematiği oluşturmak olacaktır. Kendi medeniyet değerlerimiz ekseninde dünyayı daha iyi anlayan ve okuyan güçlü bireylerin kültür, sanat ve teknoloji odaklı gelişimleri üzerine oturan bu yeni sistematik, Türkiye'nin bugün olduğu gibi yarın da ideal mefkûresini tamamlayabilmesi bakımından hayati öneme sahiptir."  

Sürecin maddi altyapısının büyük oranda tamamlandığını aktaran Tekin, "Bugün artık bu altyapı üzerine kendi eğitim sistemimizi inşa etmenin, kolektif ve milli bir maarif bilinci ile kendi modelimizi üretmenin vaktidir. Bizim modelimiz hem insani varoluşumuzun evrensel doğasına uygun ve onu geliştiren bir felsefe üzerine kendisini konumlandıracak hem de ait olduğumuz tarihin, geleneğin ve medeniyetin temel karakteristiğini taşıyan milli bir içerikle şekillenecektir çünkü biz ne çağdaş dünyadaki gelişmelere ve bilimsel hakikatlere sırtımızı dönebiliriz ne de kendi kimliğimizi oluşturan ana unsurlardan vazgeçebiliriz. Biz milliliğimizi koruyarak evrenselleşmek, insani hasletlerimize sahip çıkarak özgürlükçü ve doğal bir gelişme sürecine hayat vermek zorundayız. Ancak bu sayede eğitimde arzu ettiğimiz hedefleri yakalayabilir, gençlerimizin hem doğal ve fıtri gelişimini esas alan hem de pedagojik ihtiyaçlarını karşılayan zengin bir müktesebat üretebiliriz." diye konuştu. 

"Eğitim sistemimizi, yeryüzündeki varoluşumuzun temel gerekçesini ve nihai hedefini oluşturan 'yi insan' olmanın ve 'kendini tanımanın'  tüm koşullarını içerecek bir özgürleşme süreci olarak yapılandıracağız." diyen Bakan Tekin,  her adımın bu şuurla atılacağını, tüm politikaların paydaşlarla istişare halinde geliştirileceğini söyledi.   

Bakan Tekin, 1 milyonu aşkın gönlü vatan ve millet sevgisi ile dolu öğretmen ve idarecilerle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çerçevesini çizdiği idealin hayata geçmesi için geçmişinden gurur duyan ve örnek alan bir felsefeyle, çağın gerekleriyle donanmış bir vizyonla, yepyeni bir eğitim felsefesinden tüm dünyaya örnek gösterilecek fedakârane bir çalışmayla, önümüzdeki asrı Türkiye Yüzyılı olarak inşa etmek için Bakanlık merkez teşkilatından memleketin en ücra köşesindeki öğretmenlere kadar birbirine kenetlenmiş bir ekip ruhuyla gece gündüz demeden çalışacaklarını taahhüt ettiğini belirtti.  

Bakan Tekin, 2023-2024 eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını dileyerek destekleri için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a şükranlarını sunduğunu ifade etti.  

15-09-202315-09-202315-09-2023

Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Bina, Atatürk Bulvarı No 98 1. Kat A Blok Bakanlıklar/ ANKARA - https//mtegm.meb.gov.tr/mebpanel/onizlemeRedirect.php?KNO=1013CHK=a1eb88aa04d4cd13ee32e1a50b86e7d5e8d427d1

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.